Giovanni Paolo Pannini (d. 17 Haziran 1691 – ö. Roma, 21 Kasım 1765 İtalyan ressam ve mimar.
İçinde bulunduğu mekanların tasvirini yapmıştır. Roma Antigua adlı eserini birçok yap-bozun üstünde görmek mümkündü
Giovanni Paolo Pannini (d. 17 Haziran 1691 – ö. Roma, 21 Kasım 1765 İtalyan ressam ve mimar.
İçinde bulunduğu mekanların tasvirini yapmıştır. Roma Antigua adlı eserini birçok yap-bozun üstünde görmek mümkündü
A Becket, Maria (1840 Portland – 1904 New York)
Doğum tarihi kesin bilinmeyen sanatçının muhtemelen Portland’da doğduğu kabul edilmektedir. Aslında manzara ressamı olan ve her şeyden önce suluboya resimler yapan sanatçı Fransız Barbizon Okulundan etkilenmiştir. İlk sanat eğitimini erken yaşlarda, Demiryolu seyahatlerini içeren White Mountains adlı kitaba günlük hayat ve manzara resimleri yapan babasından almıştır.
1865′de New Hampshire’de Homer Dodge ile çalışmış olan sanatçı 1875′den 1878′e kadar Boston’da William Morris Hunt ile çalıştı. Fransa’ya kısa bir seyahat yapan sanatçı, Barbizon Okulu sanatçılarından Pont Aven’den etkilenmiş ve yaz mevsimini Charles Daubigny ile birlikte yaptığı resimlerle geçirmiştir.
Daha sonra New York’ta yaşayan sanatçı National Akademi’de sergiler düzenlemiş. Bu dönemden sonra sanatçı farklı şehirlerde sergiler düzenlese de tekrar New York’a dönmüş ve bu şehirde de ölmüştür.
Edgar Degas (19 Temmuz 1834 – 27 Eylül 1917), tam adı Hilaire-Germain-Edgar Degas olan, Fransız ressam, heykeltıraş ve çizer. İzlenimcilik akımının kurucularından biri kabul edilse de ressam bu terimi reddedip gerçekçi olarak tanınmayı tercih ettiğini açıklamıştır.[1] Tekniği başarılı bir ressam olan Degas, daha çok dans temalı resimleri ile tanındı. Çalışmalarının yarısından fazlası dansçılarla ilgiliydi. Bu çalışmaları aynı zamanda onun hareketin betimlemesindeki ustalığını gösteriyordu. Dans kadar at yarışları ve çıplak kadınlar çizmekte de başarılıydı. Portreleri de sanat tarihinin en başarılarından kabul edilir.
Degas, kariyerinin başlarında tarihi temalar işleyen bir ressam olmayı istedi. Bu sebeple titiz bir akademik eğitim aldı ve klasik sanat üzerine çalıştı. Otuzlarının başlarına geldiğinde kararını değiştirdi. Böylece çağdaş konuları geleneksel metodlarla resmeden, modern yaşamın klasik ressamı haline geldi
Sanat yaşamının Sevilla’da geçen ilk döneminde “bodegon” türü eserler yaptı.. Bu tür, genelde mutfakta bulunan eşyaların, yiyecek ve içeceklerin insan figürleri ile birlikte resmedildiği, insan figürlerinin gündelik yaşamın içindeki mütevazi insanların içinden seçildiği bir resim türüdür. “Tavada Yumurta Pişiren Kadınlar” bu türde eserlerinin ilk örneklerindendir. Valazquez, yaklaşık on yıl kadar bu tür resimler yaptıktan sonra, Madrid’de saray ressamı olduğu dönemde portreler yaptı. Ama portreyi hiçbir zaman insan resmi çizmekten ibaret olarak görmedi. Resmini yaptığı Kral’ı ya da Kraliçe’nin yanına mutlaka bir ağaç ya da köpek gibi bir nesne ekledi, çok alışkın olduğu “bodegón”lardan gelen alışkanlıklarını bu portrelere yansıttı.